Kandahar

Kutsal Emanetlerin Mihmandarı

Afganistan’ın Kabil’den sonraki en büyük ikinci şehri olan Kandahar, Afganistan’ın ilk başkentidir. Binlerce yıllık tarihi ve kültürünün yanı sıra Peygamber Efendimizin bir Hırka-i Şerifi ve Saç-ı Şerifi’nin burada muhafaza edilmesi itibarıyla çok müstesna bir beldedir. Ülkenin en önemli şehirlerinden başkent Kabil, Gazne ve Herat’ı birbirine bağlayan otoyol Kandahar’dan geçmektedir.

Arghandap Nehri ve Kandahar Şehri

 

Coğrafya, İklim

Kandahar, Afganistan’ın %40’ını oluşturan Peştun halkının en yoğun yaşadığı şehirlerden biridir. Arghandap Nehri boyunca kurulan şehrin toprakları çok münbittir. Yün, pamuk, ipek, keçe, taze ve kuru meyveler için önemli bir ticaret merkezidir. Bölge, özellikle nar ve üzüm olmak üzere kaliteli meyveler üretmektedir.

Kandahar’da bir nar satıcısı

 

İklim olarak diğer Afganistan şehirlerine nazaran daha ılıman olsa da sıcaklıklar kış aylarında -10 derecelere kadar düşmektedir. Hatta bununla alakalı İbn-i Battuta Seyahatnamesi’nde şöyle geçmektedir:

“Gazne Şehrinin soğuğu pek çetin olduğundan ahali kışın Kandahar’a göç ediyor. Gazne’den üç gün uzaklıktaki Kandahar’ın büyük ve zengin bir şehir olduğunu duydum. Lakin ben Kandahar’a gidemedim.”

 

Kandahar, Loy Kandahar denilen Peştunların yoğun olarak yaşadığı Afganistan’daki Ferah, Hilmend, Uruzgan, Nimruz ve Pakistan’daki Beluçistan eyaletlerini içine alan kültürel bölgenin merkezi olarak kabul edilir. Loy Kandahar Kültürel bölgesi, Anadolu, İran ve Orta Asya’dan gelen ve Saleng geçidini kullanmayan ticaret kervanları için Hindistan’ın kapısı olarak kabul edilir.

Tarihi

Kandahar, 680 yılında Tabiin’den Abbâd b. Ziyâd Hazretlerinin kumandasındaki İslam ordularının gayretleri ile İslamiyet ile müşerref olmuştur. Daha sonraki yüzyıllarda Gazneliler, Gurluların ve Timurluların hakim olduğu şehir, her dönemde önemini muhafaza etmiştir.

Timurlulardan sonra Babür Şah Kandahar’ı fethetti. Kandahar, Babür İmparatorluğu için çok önemliydi çünkü Hindistan’a açılan önemli bir kapı olması sebebiyle ticaretin devamlılığına ve yabancı müdahalelerin önlenmesine yardımcı oldu.

Babürlülerin zayıflaması neticesinde 1747 yılında Ahmet Şah Dürrani tarafından şuanki Afganistan Devleti Kandahar’ın başkentliğinde kuruldu.

 

 

Fethinin nişanesi olarak Babür, müstahkem bir tepeye fetih kitabesi yazdırmıştır. Halk arasında “Chil Zena” olarak bilinen bu tepe halen ziyaret edilmektedir.

Peygamber Mirasları ve Hırka-i Şerif

Ahmet Şah Dürrani’nin Buhara Emiri Murat Beg’den 1768 tarihinden teslim aldığı Hırka-i Şerif, kendi kabrinin yanında yaptırdığı bir binada 8 farklı kilitle muhafaza edilmektedir. O yıllardan beridir dört bir taraftan gelen müslümanların ziyaretgahı haline gelmiştir.

Hırka-ı Şerif ile şehre getirilen bir diğer miras, Peygamber Efendimizin Saç-ı Şerifidir. Şehir büyük çarşısının yakınında bulunan Saç-ı Şerif Camii’nde ziyaret edilmektedir. Bölge halkı Kandahar’a bu hususiyetleri sebebiyle çok büyük muhabbet duymaktadır.

Peygamberimizin maddi miraslarına mihmandar olmak nasip olan Kandaharlıların yetişecek evlatlarının Peygamberlerin manevi mirası olan İslami İlimlere de dünyanın farklı coğrafyalarında mihmandarlık yapması temennisiyle…

Ahmet Şah Dürrani Türbesi